Ozon ve Ozon Yağı Hakkında Bilinmeyenler

Ozon kullanımı hakkında pek fazla bilginin olmadığını da düşünerek ozon gazı, ozon yağı ve ozonun uygulamaları hakkında biraz bilinmeyenlerden bahsedelim.

Ozon 3 atomlu oksijen ve atmosfere mavi rengini veren yüksek duyarlılıkta bir moleküldür. -112 C de kaynama noktası oda sıcaklığında gaz halini alan yapısı, kokusu keskin ve strastosferde güneşten gelen UVB nin süzülmesi için konumlanmış bir küme de denebilir.

Ozon işleminin adına ozonolysis adı verilir. Ozon aynı zamanda iki şekilde de tarif edilebilir. Normalde deniz seviyesinden 15–35 km yükseklikte ve stratosferde tutunan ozon atmosfer kimyasında iyi bir oksitleyici ve yapılan son araştırmalara göre bir deterjan yani temizleyicidir. Havadaki aerosoller, uçucu organik bileşenlere çok hızlı bağlanarak ortamı temizler. Aynı zamanda oluşumunda bu organik bileşenler de reaksiyonda gereklidir. Kısacası ozon hergün dünyada UV radyasyonu ile aktive edilen ve sirkadyene bağlı olarak ortaya çıkan kimyasal bir döngüdür. Bu konuda daha ayrıntılı ve bilimsel içeriği oluşturan Doç. Dr Andaç Akdemir’in ilgili linkten ÇMB331/TS-3 (202) İKLİM BİLGİSİ VE ATMOSFER KİMYASI …https://avys.omu.edu.tr › aakdemir › 1.Hafta.pptx sayfasından da ulaşabilirsiniz.

Yüzey seviyedeki ozon ve troposferik ozon olarak da bilinen yer seviyesindeki ozon (O3), troposferde (Dünya atmosferinin en düşük seviyesi) bulunan ve hacimce milyarda 20–30 parça ortalama konsantrasyona sahip bir eser gazdır ( ppbv), kirli alanlarda 100 ppbv’ye yakın ölçülür. Ozon buna ek olarak, dünya yüzeyinin 10 ila 50 kilometre üzerinde yer alan ozon tabakasının (milyonda 2 ila 8 parça) bulunduğu stratosferin önemli bir bileşenidir. Troposfer, yerden deniz seviyesinden yaklaşık 14 kilometre yükseklikte değişken bir yüksekliğe kadar uzanır. Ozon en az troposferin yer tabakasında (veya gezegensel sınır tabakasında) yoğunlaşmıştır. Yer seviyesinde veya troposferik ozon, NOx gazları (yanma ile üretilen nitrojen oksitleri) ve uçucu organik bileşikler (VOC’ler) arasındaki kimyasal reaksiyonlarla oluşur. Buna ‘ozonolysis’ yani ozon oluşumu deriz.

Ozon, ısı ve güneş ışığı, nitrojen oksitleri (NOX) ile Hidrokarbonlar olarak da bilinen Uçucu Organik Bileşikler (VOC) arasında kimyasal reaksiyonlara neden olduğunda oluşur. Bu reaksiyon hem yerin yakınında hem de atmosferin yükseklerinde meydana gelebilir.

OZON YAĞI OZON MUDUR?

Teknik olarak hem evet hem de hayır. Ozonu gaz olarak doymamış yağlarda redukte etmek ve ozonlama işlemi yapmak ile ozon gazının etkileri tamamen aynıdır denemez.

Bunun ilk sebebi, redokslanan ozon aslında yağ moleküllerinde oksidasyonla tamamen başka bir moleküle dönüşecektir.

Ozon Gazının Formülü :

Ozon Yağının Formülü

Etkileri bakımından incelendiğinde triolein triozonit yani ozon yağı aslında ciltte terapötik uygulamalarda kullanılan bir semisolid yani yarı akışkan açık sarı renkte uygulama ve işleme bağlı olarak da rengi değişebilen bir formül. Kokusu ne kadar ağır ve ne kadar kalıcı ise (24 saat üzeri) ozon yağının kalitesinden o kadar emin olunabilmekte. Kalite ozon yağında tutunabilirlik, akışkanlık, koku ve iyileştirme fazları ile ilişkili.

Kronik yaralarda, cilt endikasyonlarından özellikle dermatoz ve akne vulgariste, akne rosaceada kullanılan ozon yağı yani triolein triozonit belli bir uygulama prosedürü ile ciltte uygulanmalı. Bunun ilk sebebi yara ve cilt iyileşme fazları ile ilişkilidir. Endikasyonlara bağlı yapılan etken madde araştırmaları sonunda alınan sonuçlar parametreler bazında histoloji ve farmakokinetik tarafta incelenmiştir. Ancak incelenen etken maddeler belli bir işlemden geçirildiği bilimsel olarak kanıtlanan ve ölçümlerde her seferinde aynı değerlere dayalı sonuçlar aldığınız stabilitededir.

Bu anlamda işin Türkçesi ve özeti, ozon yağı piyasada oldukça farklı şekillerde üretilebilen, ancak Türkiye’de laboratuvar kontrolü ve ürün spektleri alınarak elde edilen bir ürün olmamıştır. Bunlar için yatırım ve çok sayıda uzman gerekmektedir.

Yapılan çalışmalardan öte, herkesin ozon yağı ile ilgili söylediği şeyler genelde her şeye iyi geldiği yönündedir. Ancak bilimsel tarafta bakıldığında ozon yağının iyileştirici gücü olduğu kadar kullanılmaması gereken alanlar da vardır.

OZON YAĞI NEREDE KULLANILMAZ?

  1. Mantarlar

Ozon yağı aerob şuslarda hızla çalışacağından ve mantar endikasyonlarında genelde suşlar tespit edilemediğinden ortaya iki tablo çıkmaktadır. Oksijenli ortamda hızla çoğalan mantarlarda kullanıldığında tepkime hızlanacak ve mantarlar yayılacaktır. Ancak oksijensiz ortamda çalışan suşlar için kullanılması mantıklıdır. Bu sebepten her mantar endikasyonunda ozon yağı kullanılmaz. Konunun diğer bölümünde ise, cildin bir mikrobiyotası olduğundan, eğer cilt yapınız dengede ve gayet sağlıklı ise, ozon yağı sırf genç kalmak güzelleşmek için de sürekli ve yüksek miktarlarda kullanılmamalıdır. Ozon yağı cildin florasını destekleyecek ölçülerde ve miktarlarda uygulanır.

2. Akne rosaceanın sakin evresinde ve-veya ciltte yaygın kuruluk problemi ve kızarıklığın eşlik ettiği dönemde ozon yağı değil, Omega 6'dan kuvvetli yağ asitlerine başvurmak daha akılcıdır. Ancak akne rosaceada cildin yağ salgılarının arttığı, aknelenme, kızarıklık, gözeneklerde açılma ve ciltte ödem durumunda ozon yağı yangının sakinleştirilmesinde etkili olabilir.

3. Atopik dermatitte ozon yağının kullanımı akılcı değildir. Atopik dermatitler cildin hızla kuruduğu ve kızardığı, çene etrafını ve eklem bölgelerini de tutabilen genetik aktarımla ve bazen de mikrobiyotanın bozulmasına da bağlı ortaya çıkabilen bir tablo. Ancak atopiklerde ozon yağı yangıyı arttıracaktır. Tıpkı rosaceadaki kızarık ancak kuru ciltlerde uygulanan omega 6 dan zengin yağ ve nem destekleri bu ciltlerde de hızla iyileşme sağlayabilir veya cildi sakinleştirebilir.

4. Sülük tedavisi yapılmış bölgelere kesinlikle ve kesinlikle ozon yağı uygulanmaz. Bu bilginin sülük yaptıran fakat alternatif ve hızlı iyileşme yöntemlerine başvuran kişiler için çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Sülük sonrasında oluşan yaranın mineraller yoluyla sakinleştirilmesi gerekir. Ozon yağı bu tür yaralarda yangının ve kaşıntının hızla artmasına neden olur.

5. Yeni doğanlar ve çocuklarda mikrobiyotanın gelişim sürecinde ozon yağı kullanılması gerekmedikçe önerilmez. Ozon yağı gelişme çağında birçok hastalığın geçirildiği, antikor salgılandığı ve bunların hafızaya alındığı dönemde vücudun mikrobiyotasının gelişiminde ters bir etkiye neden olabilir. Çocuklarda ve 14 yaş altında oluşan alerjik endikasyonlar ve dermatoz gibi durumlarda klinik tablo değerlendirilerek hekim gözetiminde uygulanabilir. Gençleşme ve yaşlanmanın geciktirilmesi gibi kavramlar erken dönem çocukluk ve gençlik çağı için yöntemler geliştirilecek bir zaman dilimi değildir. Gelişim evrimde kendi süreçleri ilerlemeli ve mikrobiyotaya dışarıdan korosif ajanlarla müdahale edilmemelidir.

6. Uyuz, Sarcoptes scabiei hominis adı verilen akarın (böcek) sebep olduğu tüm dünyada yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Gözle görülemeyen ancak mikroskopla seçilebilen uyuz böcekleri insan derisini istila ederek hastalığa yol açarlar. Uyuz böceği deride tüneller açarak bu tünellerin içinde yaşar. Ancak ozon yağı Sarcoptes Scabiei Hominis’in yaşam alanı için benzersiz bir konfor alanı oluşturabilir. Uyuzda ozon yağının uygulanması görülen örneklere de bakılırsa yangı ve kaşıntıyı arttırıcı düzeyde olmaktadır. Bunun yerine mineral desteklere başvurulması daha ön planda tutulmalıdır. (bkz : bentonit)

7. Arı ve böcek sokmalarında düşünüldüğü gibi ozon yağının kullanımı her zaman beklenen ve iyi etkiyi göstermeyebilir. Ortam oksijenasyonunu arttıran ozon yağı yani triolein triozonit yangının hızla yayılmasına da neden olabilir. Bazı durumlarda iyi gelmesi ya da gelir denmesi her seferinde ve her bireyde aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Vücudun bağışıklık tepkisinin hızla artışı alerjik reaksiyonlara da sebep olabilir. Bu gibi durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve uygun tedavinin yapılması gerekir.

OZON YAĞI NERELERDE KULLANILIR?

Ozon yağının uygulama alanları arasında kronik yaralar ve cilt endikasyonları tarih boyunca yer almıştır. Kronik yara iyileşmeleri ile ilgili Kore ve Japonya’da yapılan bilimsel çalışmalar ile son dönemde triolein triozonit yani ozon yağı hakkında daha fazla teknik sunum ve dataya yer verilmektedir.

Ozon yağının yani triolein triozonit etken maddesi ve buna bağlı hazırlanmış kozmetik formüllerin ciltte kullanım alanları aşağıdadır.

  1. Akne Rosacea — Cildin sakinleştirilmesi, nem kapasitesinde artış ve kızarıklık — yangının sakinleştirilmesi
  2. Akne Vulgaris — Cildin sebum üretimi ve patolojik bakterilerin kontrolü, cildin sakinleştirilmesi ve yenilenmesi
  3. Kontak Dermatit — Contact Dermatitis — Ciltte kızarıklık ve kaşıntıların sakinleştirilmesi ve cildin yenilenmesi
  4. Seboreik Dermatit — Seborrheic Dermatitis — Ciltteki pullanma, sebum üretimi, cilt dokusunda kızarıklık ve cilt döküntülerinin tedavi edilmesi, cildin yenilenmesi
  5. Siyah Noktalar — Sebum üretiminin kontrol altına alınması, gözeneklerin temizlenmesi
  6. Cilt Lekeleri — Kozmetik ve kimyasal ürünlerden kaynaklı cilt lekelerinin temizlenmesi ve cildin yenilenmesi
  7. Güneş Lekeleri — Güneş ışınları UVA — UVB’den kaynaklı oluşan lekelerde cildin tazelenmesi ve yenilenmesi
  8. Doğum Lekeleri — Doğum sonrasında oluşan lekelerde cildin yenilenmesi ve lekelerin ortadan kaldırılması
  9. Ciltte ağır metallerden, sigara ve metabolik yan ürünlerden bkz (akrilamid) kaynaklanan lekeler ve lezyonların giderilmesi
  10. Selülit — Dolaşım sorunu olan bölgelerde cildin sıkılaşmasının sağlanması ve pürüzsüzleşmesi
  11. Çatlak oluşumlarında belli bir dönem kullanımı cildi pürüzsüzleştirebilir
  12. Ödemli dokularda dolaşımın ve oksijenasyonun ödem üzerinde olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir.
  13. Yaralar — Her tür yara denemez. Kronik yaralar, diyabetik ayak ve iskemik ülserlerde kullanıldığı ve uygulandığı yurtdışında yapılan çalışmalarda da bildirilmektedir. Uygulama prosedürleri bulunur ve kafaya göre kullanılmaz.

Dünyada birçok molekül ve ürün hakkında gençliğin sırrı, işte mucize, bunu kullan asla hastalanmazsın gibi söylemler dönem dönem ticari ellerde büyütülmüş bir yapay çiçek gibidir. Bir tane molekülün mucizeleri olabilir ancak mucize yanında bilinmesi gerekenleri de olacaktır. Ozon yüzyıllardır kıymet verilmiş ve dahası dünyamızı çevreleyen çok değerli bir bileşendir. Ozon yağı ise etkileri 2. Dünya Savaşı’nda savaş yaralıları ve 1900'lerde çeşitli enfeksiyonlarda kanıtlanmış Tesla’nın da patent altına aldığı bir bileşendir.

Ozon gazı ile ozon yağı aynı şey değildir. Yukarıda formül bilgisini açıkça verdiğim bu iki alan birbirinden ayrılır. Sistemik ozon tedavilerinde gaz olan ozon verilirken, ozon yağı değişen formülde zeytinyağı içerisinde redokslanmış apayrı bir zincirdir. Ozon deyince aklımıza yağ, sistemik major veya minör ozon bir arada gelmemelidir.

Ozon tedavilerinde uygulama prosedürleri cilt üzerinden triolein triozonit yani ozon yağı olarak kullanım için konuşuyorsak ihtiyaca bağlı olarak ve bilinçli kullanım gerektirebilir. Öte yandan piyasada sunulan bazı ozon yağlarının da kalite açısından yeterliliğinin olmaması bir şanssızlık olduğu kadar bir şanstır da. Çünkü nihayetinde işe yaramayan ve ozon gazını kaybetmiş yağların bazı durumlarda kullanılmasının bir etkisi de olmayacaktır.

Ancak etkinlik beklenen bir ozon yağı kullanılıyor ve formülden emin isek bu durumda yukarıdaki tabloları da dikkate almalıyız.

Bilimsel yolun hepimizi aydınlatması dileğiyle

Angela Balasu Dundaralp pHD FMC

--

--

Clean Cosmetics — Future-minded Entrepreneur Turkish Business Woman CEO of OzonLabs Life Sciences Istanbul-Hamburg 🇹 www.balasudundaralp.de www.ozonlabs.com

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Angela Balasu Dundaralp pHD

Clean Cosmetics — Future-minded Entrepreneur Turkish Business Woman CEO of OzonLabs Life Sciences Istanbul-Hamburg 🇹 www.balasudundaralp.de www.ozonlabs.com